Solo test "zekâ testi" diye bilinir. Tahtanın kenarındaki puan çarkı da bunu pekiştirir: iki taş kalırsa kurnazsın, altı kalırsa beyinsiz.
Oysa takılmanın sebebi neredeyse hiç zekâ değil. Kaybedilen ellerin büyük kısmı tahtanın bir köşesinde, oyunun ortasında, fark edilmeden ölen tek bir taş yüzünden kaybediliyor. O taş öldüğü anda oyun bitmiş oluyor; sen on hamle daha oynayıp sonunda fark ediyorsun.
Bu yazıda önce kuralı, sonra o tuzağı, sonra da asıl merak edilen şeyi anlatacağım: son taş nasıl tek bırakılır.
Kural tek cümle
önce
sonra
Soldaki taş, ortadaki taşın üzerinden boş deliğe atlar. Ortadaki taş kalkar. Yatay ve dikey — çapraz yok.
Hepsi bu. Çapraz atlama yok, birden fazla delik atlama yok, atladıktan sonra devam etme yok (zincirleme atlama solo testte yoktur — dama ile karıştırılan yer burası).
Önce muhasebeyi anla
klasik açılış
32 taş, ortası boş. Her hamle tam bir taş eksilttiği için tek taşa inmek 31 hamle demek — ne bir fazla, ne bir eksik. “Az hamleyle bitirmek” diye bir şey yok; mesele hangi taşların kaldığı.
Açılışta yapılabilecek hamle sayısı: 4. Dördü de tahtanın simetrisi yüzünden birbirinin aynı — yani ilk hamlede seçim yapmıyorsun, oyun ikinci hamlede başlıyor.
Buradan çıkan iki sonuç, oyuna bakışı komple değiştiriyor:
Hamle sayısı sabit. Kaç hamlede bitirdiğin önemli değil çünkü seçeneğin yok. Tek taşa inmek istiyorsan tam olarak 31 hamle yapacaksın. "Daha verimli oynamak" diye bir şey yok — sadece doğru oynamak var.
İlk hamle bir karar değil. Dört seçenek var ama tahta simetrik olduğu için dördü de aynı oyunu açıyor. İlk hamlede düşünmeye gerek yok; oyun ikinci hamlede başlıyor.
Asıl kural: komşusuz taş, ölü taştır
İşaretli taşın dört komşusu da boş. Kendi yapabileceği hamle sayısı: 0. Başka bir taşın onu atlaması da imkânsız — atlamak için yanına gelmek gerekiyor, gelmenin yolu da atlamak.
Tahtanın geri kalanında hâlâ 3 hamle var. Yani oyun bitmedi; sadece bu taş artık asla kalkmayacak. Kaybedilen el genellikle burada kaybediliyor — sonunda değil.
Bir taşın tahtadan kalkmasının tek yolu, komşusundaki bir taşın onun üzerinden atlaması. Etrafındaki dört delik de boşsa o taş artık sonsuza kadar orada.
Ve tuzak şu: taşı sen öldürüyorsun. Her atlama iki yeni delik açıyor (atlayanın kalktığı yer + atlanan taşın yeri). Delikler biriktikçe tahta parçalanıyor, kenarda kalan taşlar komşusuz kalıyor.
Bu yüzden en yaygın acemi hatası "gördüğüm en kolay atlamayı yapmak". O strateji tahtayı rastgele deliyor ve beşinci-altıncı hamlede farkında olmadan bir taşı gömüyor.
Bunun pratik karşılığı
- Tahtayı bölme. Taşların tek bir bağlı kütle olarak kalması, seçeneklerin açık kalması demek.
- Kenarları erken boşaltma. Kenardaki taşların zaten az komşusu var; onları en sona bırakırsan yalnız kalırlar.
- Her hamleden önce tek soru sor: bu atlamadan sonra ortada komşusuz kalan bir taş oluyor mu? Oluyorsa başka hamle ara.
Bu üçü, hiçbir ezber desen bilmeden kalan taş sayısını tek haneye indiriyor.
Tek taş nasıl bırakılır?
Asıl soru bu ve cevabı iki parçalı.
Birincisi: hedef "bir taş kalsın" değil. Oyunun makbul bitişi, son taşın başladığın boş deliğe inmesi. Klasik tahtada bu ortadaki delik. Tek taş bırakmak ama başka bir yerde bırakmak, kıl payı kaçırmak sayılıyor:
Kalan taşa göre derecen
İkincisi: son hamleden geriye düşün. Son hamle, bir taşın bir taşı atlayıp başlangıç deliğine inmesi. Yani oyunun sonunda tahtada üç deliklik bir hizada iki taş kalmalı ve bu hizanın ucu başlangıç deliği olmalı.
Pratik ara hedef: taşları merkeze doğru toplayarak azalt. Son üç taşı ortadan uzakta bulmak neredeyse her zaman kaybetmek demek.
Klasik tahtanın tam çözümü
Anlatmak yerine göstereyim. Aşağıdaki 31 hamle klasik tahtayı tek taşa indiriyor ve son taş tam ortaya, başladığın deliğe iniyor. İleri geri gidebilirsin:
1. hamle / 31 — yeşil halkalı taş, kırmızı halkalının üzerinden turuncu deliğe atlıyor. Kalan taş: 32
Yeşil halka atlayan taşı, kırmızı halka kalkan taşı, turuncu halka da taşın indiği deliği gösteriyor.
Bu tek çözüm değil — klasik tahtanın binlerce çözümü var. Ama işe yarar bir tanesi, ve ezberlemek yerine iki üç kez izlemek çoğu kişiye yetiyor: taşların nasıl kümelendiğini, oyunun nasıl merkeze doğru daraldığını görüyorsun.
Sonlara doğru çoğu hamle yanlış
Asıl zorluk burada. Oyunun başında neredeyse ne yapsan olur; son on hamlede ise seçeneklerin çoğu doğrudan kaybettiriyor.
Şu konum, yukarıdaki çözümün ortalarından — dokuz taş kalmış:
9 taş kaldı
Bu tahtada yapılabilecek 4 hamle var. 2 tanesi oyunu kaybettiriyor — üstelik ikisi de son derece makul görünüyor.
Dikkat et: kaybettiren iki hamle de son derece mantıklı görünüyor. Biri son taşı şimdiden ortaya koyuyor (tam da hedefin orası olduğu için cazip), diğeri sıradan bir temizlik hamlesi. Tahtaya bakarak hangisinin öldürücü olduğunu anlamak mümkün değil.
Bu yüzden "sona yaklaşınca dikkatli oyna" demek yetmiyor. Sona kalanların hizalı ve birbirine yakın olmasını oyunun ortasında ayarlaman gerekiyor; son on hamlede düzeltilecek bir şey kalmıyor.
Klasik tahtanın tek sorunu
Solo testte asıl zorluk çözümü bulmak değil — bulduktan sonra oyunun bitmesi.
Klasik tahta sabittir: hep aynı 32 taş, hep aynı orta delik. Bir kez çözdüğünde ya da çözümü ezberlediğinde geriye aynı hamleleri tekrarlamaktan başka bir şey kalmıyor. Çoğu insanın solo testi bir kez oynayıp bırakmasının sebebi bu.
Nerede oynanır
Tahta katmanları
Klasik tahta olduğu gibi duruyor — insanların bildiği, aradığı ve oynamak istediği tahta o. Diğer üç katman ise her açılışta başka bir şekil veriyor: ezberlediğin çözüm işe yaramıyor, her el yeniden düşünmek gerekiyor.
Şekli rastgele üretip önüne koymak yetmiyor, çünkü rastgele bir şekil çoğunlukla çözülmüyor. Solo testin parite kısıtları var: tahtanın şekli ve başlangıç boşluğunun yeri, tek taşa inilip inilemeyeceğini önceden belirliyor. Ölçtük: rastgele üretilen şekillerin yalnızca %8 ile %33'ü tek taşa iniyor.
Bu yüzden tahtalar önceden üretiliyor ve her biri tek taşa indiği, son taşın başlangıç deliğine oturabildiği doğrulanarak kataloğa giriyor. "BİLGİN" derecesi her tahtada gerçekten ulaşılabilir — ulaşılamayan bir hedefi ödül diye göstermek yanlış olurdu.
İki şey daha var:
Birlikte modu. Aynı tahtayı iki kişi sırayla oynuyor. Solo test yalnız oynanan bir oyun olduğu için bu tuhaf gelebilir ama sırayla oynayınca oyun bambaşka bir şeye dönüşüyor: diğerinin ne bırakacağını hesaplamak zorunda kalıyorsun.
Tahta kodu. Oynadığın tahtanın kodunu paylaşabiliyorsun. Aynı şekli arkadaşına gönderip kaç taşla bitirdiğinizi karşılaştırmak, oyunun tek başına vermediği şeyi veriyor.
Özetle: kural tek satır, muhasebe sabit, asıl iş komşusuz taş bırakmamak. Tek taşa inmek istiyorsan da sondan başa doğru düşün — çünkü baştan sona doğru düşünmek, 31 hamle boyunca doğru tahmin etmeyi gerektiriyor.
