Pazar akşamı hevesle yazılan yemek planı, çarşamba günü işlemez hâle geliyor. Sonra suç menüye atılıyor: "yanlış yemekler seçmişim."
Genelde menü doğrudur. Plan, taşıyamayacağı bir yük altında çöker.
Çökmeyen bir hafta kabaca şuna benziyor — beş yemek, iki tekrar, bir serbest gün:
Aşağıda önce bunun neden böyle olduğunu, sonra planın nerelerde kırıldığını anlatacağım.
Yedi akşam, yirmi bir öğün değil
İlk hata yedi gün × üç öğün hesabı yapmak. Oysa bu üçünün ancak biri karar gerektiriyor:
- Kahvaltı alışkanlıktır. Planlanmadan da olur; listeye yazmak onu iyileştirmez, listeyi uzatır.
- Öğle çoğu zaman senin elinde değil. İşteysen dışarıda, evdeysen dünden kalan.
- Akşam gerçek bir karar. Alınmazsa saat yedide buzdolabının önünde alınır ve orada alınan karar genelde sipariş olur.
Planlanacak şey yedi akşam yemeği. Yirmi bir satırlık tablo planı ilk günden ödeve çeviriyor.
Takvim mi, havuz mu?
Klasik plan şöyle görünür:
Pazartesi Karnıyarık
Salı Mercimek çorbası
Çarşamba Fırında tavuk
Perşembe Makarna
Cuma Kuru fasulye
Sağlam görünüyor ama kırılgan, çünkü her satır ayrı bir taahhüt. Salı eve dokuzda geldiysen çorba pişmiyor — ve o yemek ertelenmiyor, ölüyor. Çarşamba da onunla sarsılıyor, çünkü çarşambanın planı salıdan artacak pilava güveniyordu.
Bir günü kaçırmak haftayı bitiriyorsa plan fazla sıkı bağlanmış demektir. Çözüm, listeyi takvim değil havuz olarak okumak:
Bu hafta şu beş yemeği pişireceğim. Hangisinin hangi gün olduğu o sabah belli olur.
Havuzda yemek kaçırılmıyor, sıraya giriyor. Aradaki fark psikolojik değil yapısal: takvimde beş ayrı söz var, havuzda bir tane.
Havuzun pratik sorusu tek: bugün hangisi? Beşi de bu hafta pişecekse cevabın önemi yok — önemli olan kararın saat yedide buzdolabının önünde verilmemesi. En ucuz çözüm kararı şansa bırakmak:
—
Beşi de bu hafta pişecekse hangisinin bugün olduğu zaten önemli değil. Çok kişiyle karar vermek için Everything'de Ne Yapsak? var; oradaki çark herkeste aynı anda dönüyor.
Tekrar etmek plan hatası değil
Kimse haftada yedi ayrı yemek pişirmiyor. Gerçek bir hafta dört-beş yemekten oluşuyor, kalanı tekrar ya da dünden kalan. Yedi farklı yemek yazmak, en az ikisinin pişmeyeceğini baştan kabul etmek.
Üstelik tekrar bir kazanç: aynı malzeme iki yemekte kullanılınca hem alışveriş küçülüyor hem israf azalıyor. Bir demet maydanozu tek yemek için alıp yarısını atmak, planın değil plansızlığın sonucu.
Kabaca: dört yeni yemek, iki tekrar, bir serbest gün. "Bu akşam dışarıdayız" yazan bir satır, boş bırakılmış satırdan çok daha sağlam.
Tarifi listeye almak
Planın asıl sürtünmesi burada başlıyor: tarifi bir yerde görüyorsun, plana yazmak için ya elle kopyalıyorsun ya da linki bir kenara atıp unutuyorsun.
Oysa tarifler birbirine benzeyen bir biçimde yazılıyor — başlık, malzemeler, yapılış. Bu kadarı, metni yapılandırmaya yetiyor. Aşağıdaki kutu Meal Planner'ın kullandığı ayrıştırıcının kendisi; kendi tarifini yapıştırıp deneyebilirsin:
Başlık
Mercimek Çorbası
Malzeme · 5
- 1 su bardağıkırmızı mercimek
- 1 adetsoğan
- 1 yemek kaşığısalça
- 2 yemek kaşığıtereyağı
- 7 su bardağısu
Adım · 4
- 1.Soğanı küçük küpler hâlinde doğrayın.
- 2.Tereyağını eritip soğanı kavurun, salçayı ekleyin.
- 3.Mercimeği ve suyu ekleyip mercimekler dağılana kadar pişirin.
- 4.Blenderdan geçirip üzerine kızdırılmış tereyağı gezdirin.
Miktar ile malzeme adı da burada ayrılıyor. Porsiyon hesabının çalışabilmesinin sebebi bu ayrım.
Dikkat edilecek yer şu: miktar ile malzeme adı birbirinden ayrılıyor. "1 su bardağı" bir sütun, "kırmızı mercimek" başka bir sütun. Bir sonraki bölüm bunun üstüne kuruluyor.
Porsiyon: bölmek değil, çarpmak
Az konuşulan kısım şu: tarifler senin evin için yazılmıyor.
İnternetteki tariflerin neredeyse tamamı dört kişilik. Evde ikiyseniz bölmeniz gerekiyor ve bölme işlemi kirli sonuçlar veriyor:
- "1,5 su bardağı un" yarıya bölününce 0,75 su bardağı — kimse bunu ölçmüyor, göz kararı atıyor.
- "½ demet maydanoz" yarıya bölününce çeyrek demet oluyor; böyle bir birim yok.
- "3 yemek kaşığı salça" yarıya bölününce 1,5 kaşık.
Sonuç hep aynı: ölçüler kabaca atılıyor, yemek tutmuyor, suç tarife atılıyor. Oysa tarif doğruydu, çarpan yanlıştı.
Meal Planner bu işi ters yönden çözüyor: tarif tek kişilik giriliyor ve kişi sayısıyla çarpılıyor. Bölme hiç yapılmıyor. Tam sayıyla çarpmak temiz sonuç veriyor — yarım demet iki kişide bir demet, dört kişide iki demet oluyor:
Tarif tek kişilik giriliyor, kişi sayısıyla çarpılıyor. Bölme işlemi hiç yapılmıyor — aşağıda anlatılan sebep bu.
Kutudaki rakamları uygulamanın kendi fonksiyonu hesaplıyor. "yarım", "½", "1/2" ve "1,5" yazımlarının hepsi tanınıyor — tarifleri yazan herkes aynı biçimi kullanmadığı için bu şart.
Pişirirken okumak
Bir de tarifin pişirme anındaki hâli var. Yapılışın üçüncü adımındasın, "salçayı ekleyin" diyor ve ne kadar olduğunu hatırlamıyorsun. Yukarı kaydırıp listeye bakıyorsun, sonra yerini kaybediyorsun.
Uygulama yapılış metninde geçen malzeme adlarını tanıyor; miktarı olduğu yerde gösteriyor. Aşağıdaki cümlede altı çizili kelimelere dokun, kişi sayısını da değiştirebilirsin:
eritip pembeleşene kadar kavurun, pirinci ekleyip birkaç dakika çevirin.
Miktarı görmek için malzeme adına dokun — listeye geri dönmen gerekmiyor.
Buradaki asıl marifet, kelimeleri ekleriyle birlikte tanıması: malzeme listesinde "tereyağı" yazıyor, adımda "Tereyağını" geçiyor ve yine de eşleşiyor.
Planı nerede tutmalı?
Kâğıt da iş görür; asıl soru planın pişirme anında yanında olup olmadığı. Plan buzdolabının üstünde kalıyorsa akşam yedideki karar yine buzdolabının önünde veriliyor.
Meal Planner yukarıdaki üç sürtünmeye göre kurulu: tarifi yapıştırıyorsun, kişi sayısını seçiyorsun, pişirirken miktar adımın içinde çıkıyor. Bugünün yemeği ayrıca Everything panosunda ve Ajanda'da günün satırı olarak duruyor — plana bakmak için uygulamayı açman gerekmiyor.
İki eksiği de olduğu gibi söyleyelim. Plandan alışveriş listesi çıkmıyor; listeyi hâlâ kendin yazıyorsun. Ve bir öğünü başka güne taşımak için silip yeniden eklemek gerekiyor — yukarıdaki havuz mantığını uygulamak mümkün ama sürükle-bırak yok.
Ücretsiz, kurulum istemiyor, tarayıcıda çalışıyor.
Özetle: yirmi bir öğün değil yedi akşam planla, planı takvime değil havuza bağla, tekrarı kusur sayma ve porsiyonu göz kararı bölme. Çarşamba günü çöken planların çoğu bu dördünden birini atlıyor.
