Abonelikte kaybedilen para genellikle pahalı bulduğun bir servise gitmiyor, varlığını unuttuğun bir aboneliğe gidiyor. Unutmanın en sık yolu da deneme süresi: bir servisi "ilk üç ay ücretsiz" diye denemeye başladığın gün, o üç ayın biteceği tarihi hiçbir yere yazmıyorsun ve o an ödeme yapmadığın için ortada takip edilecek bir şey yokmuş gibi geliyor. Deneme bittiğinde de kimse hatırlatma göndermiyor. Servis sessizce ücretliye geçiyor ve sen ilk kesintiyi ancak aylar sonra ekstreye bakarken fark ediyorsun. Ben aboneliklerde para kaybettiysem hep bu şekilde kaybettim, fiyatını pahalı bulduğum bir şeye bilerek üye olduğum için değil.
O yüzden bu yazıda abonelik listesi tutmayı anlatmayacağım, zaten bir tabloya isimleri ve fiyatları yazmak kimseyi bir yere götürmüyor. İki şeyin üstünde duracağım: denemenin hangi gün bittiğini zamanında bilmek, ve ödediğin aboneliklerin ay sonundaki toplam harcamanın içinde görünmesi.
Denemeyi eklerken bitiş tarihini de yaz
Bir aboneliği kaydederken çoğumuz adını ve fiyatını giriyoruz, sonra da denemeli olduğu için "zaten şimdilik bedava" deyip geçiyoruz. Asıl işe yarayacak bilgi ise başka yerde: hangi gün başladığı ve denemenin ne kadar sürdüğü. Bu ikisi elindeyse bitiş tarihi hesaplanabilir bir şeye dönüşüyor, yoksa geriye aklında tutmaya çalıştığın "galiba kasım gibi biter" kalıyor ve kasım geldiğinde onu da hatırlamıyorsun.
Deneme sürerken ortada bir gider yok tabii, uygulama da bunu aynen böyle ele alıyor: deneme bitene kadar o abonelik için harcama defterine hiçbir satır yazılmıyor, ilk kayıt ancak ücretli döneme geçildiği gün açılıyor. Böylece "bu ay ne harcadım" sorusunun cevabı, henüz tek kuruş ödemediğin bir şeyle şişmiyor.
Bildirimi üç gün önceden gönder
Deneme bitmeden haber vermenin bir de zamanlama tarafı var ve ben bunu ilk kurarken atlamıştım, çünkü bitişin sabahında bildirim göndermek yeterli görünüyordu. Yeterli olmuyor, zira iptal etmek çoğu serviste tek dokunuşluk bir iş değil: hesaba girmen, doğru menüyü bulman, bazı yerlerde de müşteri hizmetlerini arayıp beklemen gerekiyor ve bu kolayca bir akşamı yiyor.
Şimdi iki kez haber gidiyor. Bitişe üç gün kala bir bildirim, ertesi gün kesinti başlayacaksa bir tane daha. Üçüncü gün, o işi bir akşama sığdırabileceğin son gün oluyor; son güne kaldığında ise karar vermekten çok yetişmeye çalışıyorsun ve genellikle de yetişemiyorsun.
Bildirimin içinde tutar da geçiyor, çünkü kararı tutar verdiriyor. "Spotify denemen bitiyor" cümlesiyle "bitiyor, ayda 59,99 ₺ başlıyor" cümlesi aynı bildirim sayılmaz; ilkine bakıp ekranı kapatıyorsun, ikincisinde devam edip etmeyeceğine gerçekten bir saniye düşünüyorsun.
Şunu da ekleyeyim: bildirimin işi senin yerine karar vermek değil. Devam etmek de iptal etmek de meşru, zaten denemelerin çoğunda devam etmek istiyorsun, burada yakalanmaya çalışılan tek şey kararın hâlâ alınabildiği gün.
Aboneliklerin toplamı tek başına bir şey söylemiyor
Abonelik uygulamalarının çoğu sana büyük puntoyla aylık abonelik toplamını gösteriyor ve iş aşağı yukarı orada bitiyor, ama bu sayının bana açıkçası pek faydası olmadı. Ay sonunda benim için anlamlı olan rakam o ay toplamda ne harcadığım, abonelikler de onun içinde kısabileceğim kalemlerden yalnızca biri. Tek başına bakınca kıyaslayacak bir şeyin olmuyor.
O yüzden abonelikler ayrı bir köşede durmuyor, kesildikleri gün doğrudan harcama defterine düşüyor ve defter dört kaynağı birleştiriyor: elle eklediklerin, paylaşımlı listelerden sana düşen pay, abonelikler ve market fişleri. Aşağıdaki kutuda aboneliklerden birini kapatıp toplamın nereye indiğine bakabilirsin:
bunun %8'i abonelik (₺830)
Elektrik satırı defterde duruyor ama toplama girmiyor, çünkü tutarı henüz girilmedi; girilmemiş bir tutarı sıfır saymak ayı olduğundan ucuz gösteriyor.
Farkı şöyle özetleyebilirim. Abonelik toplamına baktığında kaç lira ödediğini öğrenip şaşırıyorsun ama elinde yapacak bir şey olmuyor, defterde baktığında ise aynı tutarın toplam harcamanın yüzde kaçına denk geldiğini görüyorsun ve kısarken mukayese edebileceğin bir şey oluyor.
Kesilecek satırlar da genelde bellidir. Aylardır açmadığın, üye olduğunu bile hatırlamadığın abonelikler defterde her ay aynı satırı yazmaya devam ediyor, dolayısıyla listeyi tepeden aşağı okuyup "bunu en son ne zaman kullandım" diye sormak çoğu zaman tek gereken şey oluyor.
Unuttuklarını nereden bulursun
Buradaki sıkıntı şu: kesmek istediğin abonelik, zaten varlığını unuttuğun abonelik olduğu için listeye de yazmış olmuyorsun. Uygulama senin yerine tarama yapmıyor, yani ilk listeyi bir kere elle çıkarman gerekiyor, ama bu göründüğünden kısa sürüyor ve üç yere bakmak çoğu insan için yetiyor.
Birincisi kredi kartı ekstresi. Son üç ayı yan yana koyup her ay aynı gün, aynı tutarda tekrar eden satırları işaretliyorsun; düzenli ödemenin tanımı zaten bu.
İkincisi telefonundaki mağaza. iPhone'da Ayarlar'da adına dokunup Abonelikler'e, Android'de Play Store'da Ödemeler ve abonelikler'e giriyorsun. Uygulama içinden başlattığın üyeliklerin neredeyse tamamı burada duruyor ve çoğu kişinin unuttukları da bunlar oluyor.
Üçüncüsü mail kutusu. "Aboneliğiniz yenilendi", "fatura" ya da "receipt" diye arattığında ilk ikisine hiç düşmeyen servisler çıkıyor, özellikle karta değil de bir cüzdana bağladıkların.
Bunu bir kere yapıp bulduklarını tek yere yazdıktan sonra iş takibe dönüyor, ve takip ettiğin sürece de aynı listeyi ikinci kez çıkarman gerekmiyor.
Değişen faturaları geldiğinde tut
Elektrik, su ve doğalgaz da düzenli ödeme ama tutarları her ay değişiyor, dolayısıyla bunları eklerken senden bir fiyat istenmiyor. Uygulama yenileme günü defterde satırı açıyor ve rakamı sana bırakıyor; fatura geldiğinde gerçek tutarı giriyorsun, o gün de ayın toplamı doğrulanmış oluyor.
Önden ortalama bir rakam yazmak ilk bakışta pratik görünüyor ama ay sonunda o tahmin gerçek gibi duruyor ve nerede saptığını göremiyorsun. Kışın elektrik faturası kendi ortalamasının iki katına çıkabiliyor, yani tahminle çalışan bir defter tam da bilmen gereken ayda yanılıyor.
Yıllık abonelikler
Yıllık ödediğin bir şeyi on ikiye bölüp her aya biraz yazmak muhasebe tarafında doğru bir yaklaşım sayılıyor. Bu defter onu yapmıyor: yıllık abonelik, parayı verdiğin ay tek kalem hâlinde görünüyor.
Sebebi şu: burada takip ettiğimiz şey cebinden ne çıktığı, o ay neyi ne kadar tükettiğin değil. Ocakta 2.400 lira ödediysen ocak ayı gerçekten 2.400 lira daha pahalı geçiyor ve bütçeni zorlayan da aynen bu, aylara bölünmüş hâli ise ocağı olduğundan rahat gösterip asıl sıkıştığın ayı gizlerdi.
Bunu nerede takip edersin
Not defteri de iş görüyor, çünkü tutması gereken yalnızca iki tarih var: denemenin bittiği gün ve her ay kesintinin düştüğü gün.
Subcenter tam bu ikisini tutmak için yazıldı. Abonelik eklerken 254 hazır servisten seçiyorsun, fiyatıyla kategorisi hazır geliyor. Sen yalnızca başlangıç tarihini ve varsa deneme süresini giriyorsun; sonrasında deneme bitmeden bildirim gidiyor, kesintiler de yenileme günü harcama defterine düşüp ay sonundaki toplamın içinde görünüyor. Asistana "Spotify aboneliği ekle" demek de aynı kaydı yapıyor.
Eksiklerini de söyleyeyim, çünkü yazının başındaki soruyu tam olarak karşılamıyor. Uygulama senin adına tarama yapmıyor. Banka hesabına, e-Devlet'e ya da mail kutuna bakıp "şu servislere üyesin" demiyor, abonelikleri sen ekliyorsun; yukarıdaki üç yere bakma işi yani sende kalıyor. Para birimi olarak yalnızca lira ve dolar var, euro ile ödediğin bir şey varsa çevirmiyor, haftalık yenilenen abonelikler de şimdilik kapsam dışında.
Ücretsiz, kurulum yok, tarayıcıda çalışıyor.
Kısaca: aboneliği eklerken fiyatından çok tarihlerini kaydet ve deneme bitişini üç gün önceden haber alacak şekilde kur. Toplama da abonelik listesinden değil ay sonundaki harcama defterinden bak, çünkü kısmaya karar verirken işine yarayan sayı aboneliklerin toplamı içinde nereye düştüğü. Kesilecek satır da çoğu zaman unuttuğun abonelik oluyor.
